Bugün - 24 Haziran 2017 Cumartesi
Elazığ 31°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlarınız İçin
Yeni Üye
Gündem Trafik Kazası Dernek&Vakıf Elazığspor Siyaset Eğitim Resmi Kurumlar Asayiş İlçeler İş İlanları Sizden Gelenler Diğer »
Yazar Detayları

HIDIR DÜZKAYA

HIDIR DÜZKAYA - MUKADDİME

MUKADDİME
Yazı Tarihi: 21 Kasım 2014 Cuma

Mukaddime

Hıdır Düzkaya

hduzkaya@gmail.com

 

İbn’i Haldun’un çağlara ışık tutan eserinin ismi ile seslenme cesaretimi hoş görmenizi dileyerek başlıyorum sözlerime.

Değerli bir grup arkadaşımızın emeği sonucunda ortaya çıkarılan bu güzel haber sitesi, benzerleri gibi toplumun haber alma ve daha da bilinçlenme çabası içerisinde eminim ki önemli bir yer alacaktır. Şimdiden tüm arkadaşlarımıza çıktıkları bu yolda başarı diler ve siz değerli okurlarımızın da desteklerini talep ederim.

Bu giriş yazısının ilk makale olarak yer alması gerektiğinin bilincinde olmakla birlikte, değerli yönetici arkadaşlarımızın emrivakileri ve benim de ihmalkârlığım nedeniyle daha önce yazma cesaretini gösterdiğim bir yazım ile sizlerle buluşmuştuk. Bu makaleden itibaren edebiyat, sanat, siyaset ve bazen de tarih başta olmak üzere geniş bir yelpazede yazdıklarımla sizlere hitap etmeye çalışacağım, şimdiden sürçü lisan edersek affola.

Bu geniş ilgi alanları içerisinde yazdığımız yazıların bir şekilde sınırlandırılması gerektiğine inandığım için tabi ki belirli kıstaslardan bahsetmekte fayda görmekteyim.

Bu kıstaslardan ilki adalet mefhumudur. Tüm sözlerin başında adalet olgusuna özen göstermek, hatta özen göstermenin ötesinde o kavramın bir askeri olma çabasını taşıyacağım. Zaten parmaklarımdan dökülen her kelime de bu minvalde yanımıza yaklaşacak yeni arkadaşlara bir yol haritası vermek amacı ile hareket edecektir.

Arkadaşlarımızın bize layık gördüğü ve bu konuda kendilerine minnet borçlu olduğum “Elaziz Haber” linki altındaki yazılarım, sizlerin ve yönetici arkadaşların da yüksek müsaadeleri ile bir şehir yazısı geleneğinde olmayacaktır. Bu kıstasımızın sebebinin şimdi açıklaması daha sonra ortaya çıkabilecek yanlış anlaşılmaları aşmak açısından önemli olacaktır.

Bu açıklamaya insanın sanayi devrimi sonucu gittikçe değişen toplumsal konumu ile başlamakta fayda görüyorum. Bildiğiniz gibi Batı toplumları başta olmak üzere, Anadolu topraklarında yaşayan bizler de yaklaşık yüz yıldır bir modernleşme çabası içerisinde yaşama biçimlerimizi değiştirmekteyiz. Bu doğrultuda yaklaşık 80 yıl önce % 60-70 dolaylarında değişen köylü nüfusumuzun şehirlere doğru yaptıkları göçler sonucunda sözkonusu oranda şehir nüfusuna sahip yeni bir demografik yapı ortaya çıkmıştır. Bu yapı beraberinde üretim ilişkilerinde ve üretim teknolojilerinde değişikleri doğurarak her nesilde birbirinden oldukça farklı toplumsal tabakaların oluşmasına neden olmuştur. Piyasada ortaya çıkan bu değişikliğin büyük petrol krizi ve sonrasında bilişim devrimi ile yeni bir toplum biçimi ortaya çıkardığı bir gerçektir. Sözü fazla uzatarak sıkmamak ümidiyle, ilgili teknoloji toplumunun kendisini belirli bir alanda sınırlandırılmış bilgiler elde etmekle kısıtlama eğiliminde olmadığı için ortaya konulan düşünsel emeğin mümkün mertebe daha fazla insana hitap etmesi gerektiğine inanıyorum. Fakat bu inanç bir kimliksizleşme sonucu popüler kültürün bir metası haline gelmeyi reddederek, sahip olduğumuz kültürel öğeler ile yarını anlamlandırma çabasının bir tezahürü olmaktadır. Bu konuya ilerleyen yazılarımızda daha ayrıntılı olarak değinilecektir.

Bir diğer önemli kıstasımız ise, yazılarımızı okuma zahmeti gösteren sizlerin eleştirilerine tamamıyla açık olduğumun ve içinizden daha iyisi yapabileceğine inanan birisi varsa köşemi seve seve emanet edebileceğimin bilinmesidir. Bu yaklaşım kendini beğenmişlikten uzak bir öğrenme kaygısının dışa vurumudur.

Birçok kıstası daha derunumda mahfuz tutmayı yazıların sahibi olarak kendimde bir hak olarak gördüğüm için, kavramlar ve tanımlamalar üzerine tartışmaları sonraki yazılarımıza bırakacağım…

Bir insan olarak içimi burkan bir konu üzerine de birkaç söz söylemeyi ahlaki açısından gerekli görmekteyim. Ermenek’te meydana gelen maden kazası ve sonrasında yaşananlar üzerine basit bir tespit yapmanın gerekliliğine inanıyorum. Bu kaza (!) sonrasında çocuğunun yüzme bilmediğini söyleyerek yüreğimizi parçalayan Ayşe Teyze’nin eşi Recep Amca’nın ayakkabılarındaki yıpranmışlık insanlığımızın da ne kadar yıprandığını bir kez daha gözler önüne serdi. Bu acı tabloya daha önce yüzlerce insan değindiği için üzerinde durmadan birkaç soru sormak istiyorum;

  1. Cenaze töreni sırasında il ve ilçe mülki amirlerinin ve şehir eşrafının da bulunduğu göz önüne alınırsa böyle acı bir tabloya karşı insanlar o anda nasıl sessiz kaldı?
  2. Diyanet İşleri Başkanımız Sayın Mehmet Görmez yanı başındaki Recep Amca’yı görmeyecek kadar büyümüş müdür veya soy isminin hakkını verme çabasında mıdır?
  3. Son olarak da Enerji Bakanımız Sayın Taner Yıldız ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Sayın Faruk Çelik’e seslenmekte fayda var; Soma’da gerçekleşen facia sonucu herhangi bir mülki sorumlu bulunamamasında göstermiş oldukları yoğun çabadan dolayı kendilerini tebrik ederken, Ermenek’te meydana gelen facia sonrası sekiz insanımızın defin töreninde bulunmaları gerekmez miydi? Yoksa acılar da anlara mı aitti…
 
İletişim E-Posta: - Telefon: Okunma Sayısı: 2002
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz
Bu yazıya hiç yorum yapılmamış, ilk yorumu siz yapın.

Diğer Yazıları

Tütmesi Gereken Ocak Nerde?
ADAM-I MERKEZİYETÇİLİK
AKLA KARŞI TEZLER...
MUKADDİME
GÜL FİDANI
Diğer Yazarlar

GEMİYE YENİ KAPTAN (Mehmet Altıparmak)
BU BÜYÜK TARAFTARA ŞAMPİYONLUK YAKIŞIR…
UYURSAN BİTERSİN ELAZIĞ (FARKINDAMIYIZ)
Tütmesi Gereken Ocak Nerde?
O’NUN ARDINDAN
DEPREMDE GÜVENDE OLMAK İSTEYENLER
İş İlanları

Facebook
Yazarlar
ÇAĞDAŞ YURT
GEMİYE YENİ KAPTAN (Mehmet Altıparmak)
       Elazığsporumuz, milenyu...
YUSUF DANIŞ
BU BÜYÜK TARAFTARA ŞAMPİYONLUK YAKIŞIR…
             &n...
FETHİ AHMET FIRAT
O’NUN ARDINDAN
      İnsanı yeniden inşa etm...
Furkan KARAHÜSEYİNOĞLU
UYURSAN BİTERSİN ELAZIĞ (FARKINDAMIYIZ)
Bazen gerçekten bazı şeylerin değiştiğini h...
HIDIR DÜZKAYA
Tütmesi Gereken Ocak Nerde?
Yeni bir bayram, yine memleketimde ve ailemin kana...
Kürşat Esat ALYAMAÇ
DEPREMDE GÜVENDE OLMAK İSTEYENLER
6306 sayılı kanunun vatandaşa bakan yönü...
PTT 1.Lig Puan Durumu
 
Hava Durumu ( Elazığ )
Bugün
12°°C - 31°°C
Pazar
13°°C - 33°°C
Pazartesi
14°°C - 35°°C
Salı
15°°C - 37°°C
Namaz Vakitleri ( Elazığ )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
02:5904:5212:3216:2520:0021:43

24 Haziran 2017 Cumartesi
Tarihte Bugün
1645 - Girit savaşlarının başlaması. Yirmibeş yıl süren bu savaş, Girit'in Türk orduları tarafından fethi ile sona erecektir.
1645 - Girit Adası'nın fethi.
1534 - Diyarbakır'ın fethi.
1913 - İkinci Balkan Harbi'nin başlaması.
Kim Kimdir
Günün Sözü
Çıkacağım merdivene sabırı merdiven yaparım.
(Mevlana)
Arşiv Arama
Twitter

Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlarınız İçin
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(164 Online) 0,06ms