Bugün - 24 Haziran 2017 Cumartesi
Elazığ 31°°C
Anasayfa
Hakkımızda
Künyemiz
Reklamlarınız İçin
Yeni Üye
Gündem Trafik Kazası Dernek&Vakıf Elazığspor Siyaset Eğitim Resmi Kurumlar Asayiş İlçeler İş İlanları Sizden Gelenler Diğer »
Yazar Detayları

HIDIR DÜZKAYA

HIDIR DÜZKAYA - AKLA KARŞI TEZLER...

AKLA KARŞI TEZLER...
Yazı Tarihi: 28 Mayıs 2015 Perşembe

              Uzun bir ara; tekrardan seslenebilmek için beklenen o kadar gün. Aslında yazabilecek, yazılması gereken o kadar çok şey varken; hangisi yazacağını şaşırıyor insan ve biraz da tembellik ediyor bu bahanenin ardı sıra. Yeni bir güne uyanırken, sürekli tekrarlanan yeni bir seçime on gün kalmışken, her köşe bucakta siyasete dair manifestolar dillerde dolaşırken; estetikten, şiirden veya hayatın neredeyse tamamını kaplayan yaşama kaygısından bahsetmek ne kadar da zor! Bizde kolay olanı yapalım, sanki başka bir şansımız varmış gibi kendimizi kandırarak.

 

             Seçim kampanyalarını incelerken anlayamadığım birçok husus var, her birisine değinmeye kalsak yazının sonunu getirecek bir gönüllü bulabilir miyiz bilmiyorum. Ama aklıma düşen bazı soruları değerli okurlarımla da paylaşmak istiyorum, eğer bir çözüm öneriniz varsa bir sonraki yazımda yayınlamak üzere söz vererek.

        i.            Aslında seçim sistemindeki sorunların temelinde seçim barajının varlığı ve bu barajın yarattığı merkezileşme zorunluluğu yatmaktadır. Seçim barajının varlığı, ülkenin tamamını kapsayan politikaları geliştirilme zorunluluğunun bölgesel yönetimlerde yeni politikaların geliştirilmesini kısıtlamaktadır. Eğer demokrasi olarak tanımladığımız sistem, insanların kendi isteklerini ifade eden ve sorunlara karşı çözüm önerileri geliştiren bireyleri seçmeyi amaçlıyorsa neden bir şehirde insanların kendilerini temsil için seçtiği temsilcilerin yürütme kurumunda görev alması için Türkiye genelinde bir barajın aşılması gereksin. Bu geleneğin tarihi kökenleri incelediğinde Türkiye siyasal hayatının merkezileşme kaygısının bir sonucu olarak karşımıza çıktığı rahatlıkla görülebilmektedir. Gücü elinde bulunduran siyasi organizasyonlar mali ve insan kaynağı olarak daha güçsüz yapıları siyaset sahnesinden uzakta tutmanın bir aracı olarak baraj sistemlerini kullanmaktadır. Bunun sonucunda en büyük zararı da vekillerini tanımayan, seçim dönemleri öncesinde birkaç ay dışında temsilcilerinin nur’u cemallerini görebilmek için güvenlikleri ve danışmanları geçmek zorunda olan halkımız görmektedir. Bu nedenle yeni anayasa veya başkanlık tartışmalarından önce, sağlıklı bir temsilin sağlanması için barajın kaldırıldığı veya dar bölge seçim sistemlerine ihtiyaç duyulduğunu düşünüyorum.

      ii.            Anlayamadığım bir diğer husus da, seçim dönemlerinde aday adayı olan çok değerli vekil adaylarımızın neden kendi reklamlarını medya veya sokaklardaki afişler vasıtasıyla insanlara aktardıklarıdır. Aday seçim süreçleri birkaç farklı uygulama dışında tamamıyla merkezi bir örgütlenmenin (parti lideri ve çevresindeki danışmanlarının) güdümünde olduğuna göre, ülkesini bu kadar seven değerli vekil aday adaylarımız neden bu emeklerini ve bütçelerini daha faydalı işlere, bir hatıra ormanı dikmek, birkaç öğrenciyi burslu okutmak veya ihtiyaç sahibi ailelere insanların gözüne sokmadan yardım yapmak gibi, harcamazlar?

    iii.            Sizlerin derin saygısına ve sabrına sığınarak son bir sorum daha olacak; neden bu ülkede seçim araçları sokaklar arasında ezan sesini bastırabilecek bir çığırtkanlıkla propaganda yapmayı tercih etmektedir?  Kullandıkları benzin veya mazot ile çevreye verdikleri zararı bir kenara bıraktığımızı kabul etsek bile neden evlerde yaşayan hastaları, uyuyan küçük çocukları veya sınavlarına çalışmakta olan gençlerimizi düşünmemektedirler? Merak içerisindeyim…

 

            Bu kadar merak iyi değil diye düşünecek arkadaşlara sunacağım sonsuz saygı ile birlikte, ülkeye hizmet etmeye gönüllü olan değerli siyasetçilerimizin aldıkları sorumluluğun bir kuşun kanadına değecek taşı da kapsadığını anlamaları ümidiyle.

 

           Siyaset, iktidar, demokrasi ve başkanlık gibi konularla boğulmuş olan insanlarımıza, İsmet Özel’in “Akla Karşı Tezler”inde üçünü sırayı alan şiirini hediye edelim;

 

En mutlu insanlar belki de 

baca temizleyicileridir 

öyle dar, öyle kara karanlık bir yerdedirler ki 

yüreklerini geniş, dayanıklı 

aydınlık tutmak zorundadırlar 

buna yükümlü sayarlar kendilerini. 

Baca temizleyicileri başkalarını sevmekle kalmaz 

başkalarınca sevilirler aynı zamanda 

çünkü herkesi düşünmeyecek kadar mutlu 

herkes tarafından düşünülmeyecek kadar mutludurlar

 
İletişim E-Posta: - Telefon: Okunma Sayısı: 706
 
Yorumlar
*** Yorum Yaz

MYA()
Merhaba Hıdır hocam. Bence bu üç soruyu oluşturan problemlerin temelinde insanların büyük çoğunluğunun popüler algıların esiri olması yatmakta, neyin doğru olduğu değilde neyin doğru olarak kabul edildiği daha önemli olduğunda doğruluk değer yargıları bozulmaktadır. Zaten bu kabullerin çoğunluğu medya araçları ile belirli zümrelerin kontrolleri altında toplum mühendisliği yapılarak oluşturulduğu içinde doğal oluşmayan algılar bunlar. Merkezileştirme çabasının temelleride bence burada yatmaktadır. Birinci sorunuz için: seçim barajının olmadığı dönemlerde yaşanan siyasi iktidarsızlığın sebepleri iyi araştırılmalıdır. Sadece geçmişle sınırlı kalmamakla birlikte; mecliste yer alan millet vekillerinin hitap ettikleri farklı tabanlara göre ortaya koydukları siyasi tavırları ne ölçüde ülkenin refahı düşünülerek ortaya konmaktadır? Millet vekillerinin öncelikli kaygısı gerçekten milletin refahı mıdır yoksa başta bahsettiğim popüler değer yargıları ile oluşan bireysel hırsları mıdır? Yoksa bu bireysel hırslarını yönlendiren toplumsal değer yargılarındaki bozukluklar mıdır? Aslında hem seçilenin hemde seçmenin sadece bireyin kendisini değil toplumun genelini ön plana koyan bir değer yargıları sistemi oluşturmasını sağlamak gereklidir. Ancak bu söylediğim insan faktörünün günümüzdeki durumunu ele aldığımızda en azından kısa bir süre içerisinde sonuç alınması beklenmeyen sadece ulaşılması amaçlanan bir ideal olarak değerlendirilebilir. Güncel bir yaklaşım; sistemin tümünün değerlendirilmesiyle belirli aşama ve süreçleri bulunan bir çözümün geliştirilmeşi şeklinde olmalıdır. 12 Eylül darbesi zihniyetiyle oluşturulmuş olan bu seçim barajı uygulaması sizinde belirttiğiniz gibi etik açıdan sorunları olan bir sistemdir. Şimdiye kadar her nekadar mecliste yer alan farklı partiler tarafından dillendirilsede çoğu samimiyetten uzak yaklaşımlardır. Çünkü sadece barajı kaldırmak çözüm oluşturmayacağı gibi daha çok problemede geçmişe bakarak kolaylıkla söyleyebilirizki gebe bir durumdur. Eğer baraj kaldırılacaksa bile bu koşullardaki parlementer sistemin işlevsizliği kabul edilmeli ve buna göre bir alternatif önerilmelidir. Diğer iki sorunuzu başta bahsettiğim durum zaten kendisi açıkladığı için daha da fazla uzatmamak amacıyla açıklama gerektirmediğini düşünüyorum. Yazılarınızın devamı dileklerimle...
Gönderilen Tarih - 29 Mayıs 2015 Cuma (09:54)  

Diğer Yazıları

Tütmesi Gereken Ocak Nerde?
ADAM-I MERKEZİYETÇİLİK
AKLA KARŞI TEZLER...
MUKADDİME
GÜL FİDANI
Diğer Yazarlar

GEMİYE YENİ KAPTAN (Mehmet Altıparmak)
BU BÜYÜK TARAFTARA ŞAMPİYONLUK YAKIŞIR…
UYURSAN BİTERSİN ELAZIĞ (FARKINDAMIYIZ)
Tütmesi Gereken Ocak Nerde?
O’NUN ARDINDAN
DEPREMDE GÜVENDE OLMAK İSTEYENLER
İş İlanları

Facebook
Yazarlar
ÇAĞDAŞ YURT
GEMİYE YENİ KAPTAN (Mehmet Altıparmak)
       Elazığsporumuz, milenyu...
YUSUF DANIŞ
BU BÜYÜK TARAFTARA ŞAMPİYONLUK YAKIŞIR…
             &n...
FETHİ AHMET FIRAT
O’NUN ARDINDAN
      İnsanı yeniden inşa etm...
Furkan KARAHÜSEYİNOĞLU
UYURSAN BİTERSİN ELAZIĞ (FARKINDAMIYIZ)
Bazen gerçekten bazı şeylerin değiştiğini h...
HIDIR DÜZKAYA
Tütmesi Gereken Ocak Nerde?
Yeni bir bayram, yine memleketimde ve ailemin kana...
Kürşat Esat ALYAMAÇ
DEPREMDE GÜVENDE OLMAK İSTEYENLER
6306 sayılı kanunun vatandaşa bakan yönü...
PTT 1.Lig Puan Durumu
 
Hava Durumu ( Elazığ )
Bugün
12°°C - 31°°C
Pazar
13°°C - 33°°C
Pazartesi
14°°C - 35°°C
Salı
15°°C - 37°°C
Namaz Vakitleri ( Elazığ )

İmsakGüneşÖğleİkindiAkşamYatsı
02:5904:5212:3216:2520:0021:43

24 Haziran 2017 Cumartesi
Tarihte Bugün
1645 - Girit savaşlarının başlaması. Yirmibeş yıl süren bu savaş, Girit'in Türk orduları tarafından fethi ile sona erecektir.
1645 - Girit Adası'nın fethi.
1534 - Diyarbakır'ın fethi.
1913 - İkinci Balkan Harbi'nin başlaması.
Kim Kimdir
Günün Sözü
Yaldızlı sözlerle erdem bağdaşmaz.
(Konfüçyus)
Arşiv Arama
Twitter

Anasayfa
Site Haritası
Sitenize Ekleyin
RSS Kaynağı
Hakkımızda
Reklamlarınız İçin
Künyemiz
Facebook
Twitter
Bize Ulaşın
Copyright ©2013 - Tüm hakları saklı tutulmaktadır.
Bu sitede yayınlanan tüm resim, materyal ve içeriğin telif hakları tarafımızca saklı olup izinsiz alınıp kullanılamaz.
(160 Online) 0,06ms